17 Ağustos 2013 Cumartesi

Aşk ne kadar gizliyse o kadar tatlıdır. Herkes tarafından bilinen, resmi mercilerce kutsanmış sevişmeler yıpranıp soluyor, sonunda da ölüyorlar.



İzmir Büyücüleri
Mara Meimaridi
Sayfa : 98

15 Ağustos 2013 Perşembe

Düşman, bizim yanılgılarımızdan çok, zekamızdan yararlanır.



Aşk Ve Öbür Cinler
Gabriel Garcia Marquez
Sayfa: 111

12 Ağustos 2013 Pazartesi

"Ah o tatlı anlar, artık benim olmayan,
tatlı ve neşeli Tanrı istediğince.
aklımdan çıkmadan orada hep öylece
ve ölümümde bile beni bırakmadan!"

Sayfa : 148

"Durup baktığımda nasıl olduğuma
ve bana attırdığın o adımlara,
anlıyorum, bakınca ne olduğuma,
olabilirdim bundan kötü bin defa."

Sayfa : 150

"Öleceğim, vuruldum çünkü bilmeden,
isterse öldürmeyi çok iyi bilen
ve elbet bunu isteyecek olana."

Sayfa : 150

"Sonunda geldim işte ellerinize,
öyle sımsıkı sarılarak ölmeye
bırakmadınız acımı dindirmeye
çaresiz ne kadar yakınsam boş yere."

Sayfa : 151

"Hayatım bilmem ki hep dayandı neye
Amacı neydi göstermek değildiyse
Kanıtlansın yalnız benim bedenimde
Nice keskindir kılıç yenik düşende."

Sayfa : 152


Aşk Ve Öbür Cinler
Gabriel Garcia Marquez

9 Ağustos 2013 Cuma

"Hayatın olduğu yerde savaşmak istiyorum." /Clara Zetkin/



Dünyayı Değiştiren Kadınlar
Norgard Kohlhagen
Sayfa : 149

6 Ağustos 2013 Salı

Yaş bir ön koşul mudur sevgi dolu bir yürek için? Şefkat mi getirir olgunluk her zaman?




Ejder Arayışı
Anne McCaffrey
Sayfa: 153

4 Ağustos 2013 Pazar

Misafir balık gibidir. İlk gün leziz ve tazedir, ikinci gün yenir, yenmezse üçüncü gün kokar.



İzmir Büyücüleri
Mara Meimaridi
Sayfa : 159

2 Ağustos 2013 Cuma

Bazen anlamadığımız bazı şeyleri, Tanrı'nın anlamadığımız şeyleri olabileceğini düşünmeden, şeytana yorarız.



Aşk Ve Öbür Cinler
Gabriel Garcia Marquez
Sayfa: 98

1 Ağustos 2013 Perşembe

"Hayatımızın, birtakım ehemmiyetsiz teferruatın oyuncağı olduğunu, çünkü asıl hayatın teferruattan ibaret bulunduğunu görüyordum. Bizim mantığımızla hayatın mantığı asla birbirine uymuyordu. Bir kadın, trenin penceresinden dışarı bakabilir, bu sırada gözüne bir kömür parçası kaçar, o ehemmiyet vermeden bunu ovuşturur ve bu minimini hadise dünyanın en güzel gözlerinden birini kör edebilirdi. Yahut bir kiremit, hafif bir rüzgarla yerinden oynayarak, devrin gıpta ettiği bir kafayı parçalayabilirdi. Göz mü mühim kömür parçası mı, kiremit mi mühim kafa mı, diye düşünmek nasıl aklımıza gelmiyorsa ve bütün bunları nasıl hiç mütalaa yürütmeden kabule mecbursak, hayatın daha başka türlü birçok cilvelerine de aynı tevekkülle katlanmaya mecburduk."


Kürk Mantolu Madonna
Sabahattin Ali
Sayfa: 138